Makaleler




Derneğimizin faaliyetleri hakkında yeterli bilgiye sahip misiniz?
Derneğimizi aradığınız zaman ilgili birimlere kolaylıkla ulaşabiliyor ve isteğiniz konularda yeterli bilgi ve desteği alabiliyor musunuz?
Derneğimizin aşağıdaki hizmetlerinden hangilerinden yararlanıyorsunuz?
Derneğimizden aldığınız hizmetlerden memnun musunuz?

BİYO YAKIT NEDİR, BİYODİZEL KONUSUNDA ÜLKEMİZDE GELİŞMELER

Biyodizelin ülkemizde güncel olduğu 2004­2005 Yıllarında geçen süre içerisinde biyo dizelin bir denetime tabi olmayan, Alıcının tam olarak ne aldığını bilmediği, deneyerek sonuç almaya çalıştığı, bazı denemelerin oldukça pahalıya malolduğu, satıcının ise; ben yaptım oldu mantığı içerisinde bir üretim ve pazarlama ilişkisi gerçekleşti.
Kullanıcılar satıcıların bilimsel desteğe dayanmayan aldatıcı beyanları ile zarara uğradı. Bu uygulama süregelmektedir. Yeni yılda çıkması beklenen yasanın bu konudaki bu boşluğa çözüm getirmesini umuyoruz.
 
Bu yazımızda konunun boyutlarını biraz daha geniş tutarak, bilgilerimizi paylaşmayı amaçlıyoruz.
 
Günümüzde biyo yakıtların gündeme gelmesinin sebepleri;
- Petrole dayalı yakıtların neden olduğu çevre tahribatıdır.
- Petrol kaynaklarının sınırlı sayıda ülkede olması ve bunların taşımacılığının getirdiği risk ve bu kaynaklara bağımlılık,
- Kırsal kalkınmanın gerçekleşmesi beklentisi ve enerjide çeşitliliğin sağlanması.
-Petrol ve türevierine dayalı yakıtlardaki Co2 emisyonun yüksek olması,sera etkisi yaratarak, küresel ısınmayı hızlandırarak ve yine yanma sonucu açığa çıkan CO, NOx, SOx emisyonları insan sağlığına zararlı olmasıdır.
Biyo yakıtlarda NOx emisyonları % 13 oranında daha fazladır.
Biyodizel, dizel yakıtılara göre ozon tabakasına zararı % 50 daha azdır.
çevresel duyarlılığı n giderek artması Fosil kaynaklı dizel yakıtın fiyatlarının artması, Fosil kaynaklı yakıt rezervlerinin azalması Seragazı emisyonlarının azaltılması konusundaki uluslar arası önlemler, AB nin biodiesel katkısını zorunlu hale getirmesi,
Gelişmiş ülkelerde biyodizele uygulanan vergi ayrıcalıkları,
Biyodizelin üretiminde yan ürün olarak elde edilen elde edilen gliserinin pazarının olması, Her türlü bitkisel yağın kullanılabilmesi nedeniyle hammaddelerin kolay temin edilebilmesi
Üretim teknolojisinin kolay olmasıdır.
 
BiYO YAKITLAR
Biyoetanal
Biyodizel
Biyogaz
Biyometanol
Biyodimetil Eter
Biyo yağ olarak guruplara ayrılmaktadır.
 
Ülkemiz gündeminde biyobenzin ve biyodizel sıklıkla yer aldığından bunları incelemeye aldık.
 
BİYOBENZİN
Biyoetanol köken nişasta olan tarı m ürünlerinden (Buğday,şeker pancarı şeker kamışı, mısır, patates vb.) elde edilen bir biyo yakıttır. Oktan 1113, donma derecesi -114 °C benzine doğrudan karıştırılır.
Biyobenzini oluşturan Biyoetanal; şeker pancarı, şeker kamışı, mısır ve buğdayın fermantasyonu ile elde edilen ETANOL den sağlanır. Etanal yüksek oktanlı bir üründür. Kurşunsuz benzine%2 oranında karıştırılmasıyla biyoetanollu benzin elde edilir. Yakıtın oktan sayısını yükselterek performansını iyileştirirken, düşük emisyonu nedeniyle çevre kirliliğini azaltmasına da katkı sağlayarak dışa bağımlılığı azaltır. Türkiye toplam kurşunsuz benzin harcamasına bioetanolün %2 oranında eklenmesiyle yıllık yaklaşık 25 milyon $ döviz tasarrufu sağlayabilir. Biyoetanol benzinli araçlara %5 kadar kullanabiliyor yakın bir gelecekte % 10 veya daha fazlası gündemde olacaktır.
Biyodizel üretimi kolay olmasına rağmen biyoetanol üretimi daha üst teknoloji gerektiril Mazota karıştırılabilmesi mümkün iken üretimdeki belirtilen teknoloji ve maliyet engeli nedeniyle şu an için sadece kurşunsuz benzin için kullanılmaktadır.
 
BİYODİZEL
Biyodizel Biyolojik yağlardan elde edilen yağ metil esterididir. Bu karışımın bileşimi metil alkolün saflık derecesine göre değişmekle birlikte ortalaması:
Bitkisel yağ % 82.3
Metil alkol % 17.0
Sodyum hidroksit % 07
 
Bitkisel yağın metil alkolle reaksiyona girdikten sonra elde edilen ürün.
Biyodizel % 82
Gliserin % 17
Atık (sabunlu su) % 1
Elde edilen gliserinin oldukça iyi bir ticari değeri vardır.
 
BİYODİZEL SINIFLANDIRILMASI:
Biyodizel Dünyada ve ülkemizde biyodizel motorindeki yağ oranı ile tanımlanır.
B5    : % 5 Biyodizel + % 95 Motorin
B20 : % 20 Biyo dizel + % 80 Motorin
B50   : % 50 Biyodizel + %50 Motorin
B100 : % 100 Biyodizel
Bitkisel yağ kaynağı olarak Kanola ülkemizde rapitsa, kolza isimleriyle de bilinen KANOLA kışlık ve yazlık olarak iki fizyolojik döneme sahip bir yağ bitkisidir. Kanolada yağ oranı %45, aspirde %30 civarındadır. Bunların dışında yer fıstığı, susam, kolza, soya fasulyesi, ayçiçeği gibi yağ oranı yüksek bitkilerden elde edilen yağlar, biyo yakıt üretiminde kullanılmaktadır. Yağ oranı yüksekliği nedeniyle tercih edilen KANOLA nın ülkemizde üretimi sınırlıdır. Küspesi soyaya yakın olup,soya küspesi yerine kullanılabilir. Bir kabuk kırma işlemine tabi tutulmadan doğrudan öğütülebilen bu bitki ayçiçeği tohumu ve çiğit küspesine göre protein ve selüloz oranları stabildir. Bu nedenlerle diğer bitkilere göre ekonomiktir.
Biyodizelin emisyon değerleri motorine göre çok daha düşüktür. Bu nedenle kirliliğe olan etkisi son derece azdır, çevre dostu bir yakıttır.
Aşagıdaki tabloda BİYODİZEL in MOTORİN’e göre karşılaştırılması yapılmıştır.
 
Ülkemizde biyodizel palm yağı ithal edilerek üretilmektedir. Nedeni ise ülkemiz ihtiyacı olan 1.800.000 ton yemeklik yağın 800.000 tonunu ithal yoluyla temin etmektedir. Kendi yemeklik yağ ihtiyacının bile karşılıyamıyan bir tarım yapısına sahip olan ülkemiz biyodizelde kullanacağı bitkisel yağı nereden temin edecek.Yurt dışından temin edilen ithal yağ ile üretilen biyodizel nasıl oluyor da mazotan ucuza satılıyor. Biyodizel üretim maliyeti yüksek olan bir yakıttır. Yağlı bitki tohumundan üretim yapan tesislerde biyodizel maliyetindeki en büyük pay tohumuna aittir. Atık yağı hammadde olarak kullanan işletmelerde üretim maliyeti göreceli olarak daha azdır.
Üretim maliyetini düşüren unsurlar üretim sırasında elde edilen yan ürünlerin (küspe ve gliserin) değerlendirilmesidir. Özellikle gliserin biyodizel üretim maliyetini belirleyen ve tesisin mali faydasını direkt etkileyen bir yan üründür. Gliserinin safi aştırılarak pazarlanması işletmenin kar marjını artırır. Yan ürün olarak elde edilen gliserin sabun ve kozmetik sanayiinde değerlendirlebildiği gibi saflaştırılarak ilaç sektöründe de kullanılabilmektedir. Ülkedeki gliserin fiyatının yarıya düşmesi nedeniyle ekonomikliğini yitiren ve kapatılan biyodizel tesislerinin mevcudiyeti bilinmektedir. Ayrıca saflaştırma sırasında elde edilen gübrenin de ekonomik değeri vardır.
ABD de biyodizel galon satış fiyatı 2 $, Finlandiya da 0,025 Euro/litre, Fransa da 0,3 Euro (2 FF) olup, bu fiyatın 2005 yılında 0,15 Euro değerine indirilmesi planlanmıştır.
 
Motorininin ülkemiz rafinerilerinden çıkış maliyeti 0,7.- YTL (700.000.-TL) dir. Kullanıcıların alım fiyatı bunun 3 katından fazladır. Bunun nedeni ise büyük ölçüdeki vergi yüküdür. Biyodizele daha az vergi uygulanması nedeniyle, ucuzluk aradaki verginin devlete değil de üreticiye gitmesindedir. Pek çok ülkede biyodizele vergi indirimi uygulanmakta ve üretim teşvik edilmektedir. Ülkelerin çoğu yağlık tohumların üretimlerini teşvik ederken biz ithal ediyoruz.
 
Türkiyede fosil yakıtlarının % BO-B5 i ithal ediliyor. 11.000.000 Ton mazot tüketimimiz var. Şaye % 20 biyo dizel ile 2.000.000 tonlu katkı sağlayabilirsek önemli kazançlar elde edeceğiz. Ülkemizde geçen yıl 10.000 ton, bu yıl da 40.000 ton biyodizel üretilmiştir.
 
Biyodizel avrupadaki ülkelerin uzun süredir gündemindedir. AB Mevzuatı gereği kullanımı zorunlu hale getirilmiştir.
 
Biyodizel Konusunda Dünyadaki Teşvik ve Destek Uygulamaları
Dünyadaki pek çok ülke özellikle gelişmiş ülkeler enerji politikaları gereği yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanım paylarını artırma çabasındadırlar. Bu nedenle teşvik ve destek programları yasalarla belirlenmiştir. Avusturya, Fransa, Almanya, İtalya, İrlanda, Norveç, İsveç, Polonya, Slovakya ve Çek Cumhuriyetinin de, biyodizel yasal olarak vergiden muaftır.
 
ABD: Değişik programlarla biyodizel üretimi ve tüketimini desteklenmektedir. Teşvikler üretim maliyetlerini düşürmeyi amaçlamaktadır. Teşvik uygulamalarından bazıları biyoenerji tüketici kredi programı, hava kalitesi geliştirme programı ve temiz yakıt altyapısı için vergi indirimi programıdır. Bunun için teşvikler uygulamaktadır. Biyodizel teşvikleri ABD de eyaletler bazında da değişmektedir. Yasal olarak taşıt filolarının alternatif yakıtlarla çalışması için düzenlemeler mevcuttur.
Almanya: Yasal olarak % 100 biyodizel kullanımı mümkündür. Biyodizel tüketim vergilerinden muaftır. Biyodizel için vergi kredileri uygulanmaktadır. Bu muafiyet saf biyodizel ve karışım biyodizel için de geçerlidir.
 
Fransa: Biyodizel için litre başına 0,35 Euro vergi teşviği uygulanmaktadır. Petrol rafinerilerinde % 51e kadar karışımlara izin verilmektedir.
 
İtalya: 125 000 tona kadar yıllık kapasitesi olan tesislere belirli süreler için vergi muafiyetleri uygulanmaktadır. Biyodizel genelde ev ısıtma yakıtı olarak kullanılmaktadır.
 
Belçika: % 100 kullanımına izin verilmiştir. Bazı deneysel projeler için vergi teşviği uygulanmaktadır.
 
Finlandiya: Vergi teşviği uygulanmaktadır.
 
Yunanistan ve Bulgaristan: Biyodizeiden vergi alınmamakta ve teşvik verilmemektedir.
 
İspanya: Deneysel projelerde kullanılan biyodizele vergi indirimi yapılmaktadır ancak finansal destek verilmemektedir.
Avusturya: Yenilenebilir ham maddelerden vergi alınmamaktadır. %100 biyodizel kullanımına izin verilmiştir ve vergi muafiyeti vardır.
 
İngiltere: Bazı bölgeleri hariç vergiden muaftır.
 
Yağ oranı yüksek bitkilerin ülkemizde üretilerek, tarımda istihdam yaratılması, elde edilen yağla, yakıt ihtiyacımızda dışa bağımlılığın azaltılması, küspe ve gliserin gibi yan ürünlerle hayvancıIığımızın ve sanayimizin desteklenmesi, sağlığımıza zararlı maddelerden uzak, solunabilir havanın varlığı da hepimizin geleceği açısından önemlidir.
Bugün kaçak olarak, çoğunluğu da merdiven altı üretim olarak sürdürülen biyodizel üretiminin standartlara uygun, yasal, denetlenebilir, tüketicinin korunabildiği bir yapıya hızla kavuşturulması bu yakıta ilginin ve güvenin sürdürülmesi açısından önemlidir. Bilindiği üzere ülkemizde tarımsal istihdam oranı %39 olup, oldukça yüksek bir düzeydedir. Bu oran ABDide %2.8 ve Avrupa Birliğiinde %5.0Idır. Tarımın GSMH’daki payı ülkemizde % 14 iken, ABD % 1.7 ve Avrupa Birliğinde % 1.9 seviyelerindedir. işletme genişliği ise ABD de 180 ha ve Avrupa Birliğinde 22.0 ha iken ülkemizde sadece 5.9 haldır. Ülkemizde üretilebilir olmasına rağmen 2003 yılı itibariyle 1.3 milyon ton soya 1.2 milyon ton mısır 600 bin ton ayçiçeği, 800 bin ton pamuk, 40 bin ton kolza ithal eden ülke haline getirilmiştir. Dış ticaret yanlışları nedeniylede yağlı tohumların ithali için, toplam 831 milyon dolar ödenmiş, yağlı tohumların en önemlisi olan soya ve soyalı ürünler ithalatına ise 383.735.341 dolar bedel ödenmiştir. Soya çağımızın önemli yağlı tohumu olarak kabul edilmektedir. Dünyada üretim ve tüketim trendi yüksek bitkidir. Türkiye’nin ekolojisi 5 milyon ton soya yetiştirmeye elverişlidir.Türkiye 2003 yılında 1.3 milyon ton soya ve ürünleri ithalatı için 385 milyon dolar ödemiştir. Türkiye’nin 2010 soya ihtiyacı 3 milyon tondur. Ülkemizde tarıma elverişli olduğu halde kullanılmayan 1..900.000 hektar alan bulunmaktadır. Bu alanın kullanılması halinde 1,500.000 Ton/Yıl biyodizel üretimi mümkün olacaktır.
Avrupa Birliği 8 Mayıs 2003 Tarihli kararı ile motorine aşağıdaki oranlarda bitkisel yağ ilavesini zorunlu kılmıştır.
YIL       ORAN
2005     %2
2006     % 2,75
2007     % 3,50
2008     %4,25
2009     % 5,00
2010     % 5,75
2020     %20
 
BİYODiZEL İÇİN ÖNEMLİ UYARILAR:
Dağıtım ve Tüketim Aşamalarında Depolar ve Motorlar Üzerinde Uygulanan Önlemler: Dünyadaki motor üreticileri yeni teknoloji motorlar için, uygun standartlarda üretilmiş, biyodizelin motorine %5 oranında karıştırlımaşma onay vermektedirler. Daha yüksek % 100 biyodizel kullanmam bugün için sakıncaları vardır.
Bunlar:
Biyodizel temiz, kuru, karanlık bir ortamda depolanmalı, aşırı sıcaktan kaçınılmalıdır. Depo tankı malzemesi olarak yumuşak çelik, paslanmaz çelik, florlanmış polietilen ve florlanmış polipropilen seçilebilir. Depolama tanklarının bileşiminde aluminyum, çelik, florlanmış polietilen, florlanmış polipropilen ve teflon bulunabilir ancak; bakır, pirinç, kurşun, kalay ve çinko bulunmamasma dikkat edilmelidir.
Depolama, taşıma ve motor malzemelerinde bakır, kurşun, çinko kullanılmaması önerilmektedir.
Bazı elastomerlerin, doğal ve butil kauçukların kullanımı da sakıncalıdır; çünkü biyodizel bu malzemeleri parçalamaktadır. Bu gibi durumlarda biyodizelle uyumlu Viton B tipi elastomerik malzemelerin kullanımı önerilmektedir.
Biyodizelin alevlenme sıcaklığı dizel yakıta nazaran daha yüksektir. Bu nedenle taşınması ve depolanması daha güvenli bir yakıttır. Biyodizel, dizel yakıt kullanan motorlarda herhangi bir teknik değişiklik yapılmadan veya küçük değişiklikler yapılarak kullanılabilir. Ancak biyodizel, 1996 yılı öncesinde üretilen bazı araçlarda kullanılan doğal kauçuk ile uyumlu değildir. Çünkü biyodizel, doğal kauçuktan yapılan hortum ve contaları tahrip eder. Kauçuk esaslı malzemelere zarar vereceğinden yakıt hortumlan her yıl değiştirilmelidir. Ancak bu problemler 820 (% 20 biyodizel / % 80 dizel) ve daha düşük oranı biyodizel/dizel karışımlarında görülmez. Biyodizelin çözücü özelliği nedeniyle dizel yakıtının depolanmasından kaynaklanan yakıt deposu duvarlarındaki ve borulardaki kalıntıları ve tortuları çözdüğü için filtrelerin tıkanmamasına yönelik önlemler alınmalıdır. Mazottaki suyun oksidine karşı içi kaplanmış iş makinası yakıt depolarında Biyodizel bu kaplamayı kaldırır, yakıt sisteminde tıkanmalara sebep olur, tekrar mazot kullanıldığında bu kaplamanın yapılması gerekir
Bu tip bitkisel yağlar uzun süre depolanmamalıdır, bakteri üreterek tortu yapar.
Yakıt sisteminde yapışmalar meydana geleceği için, bitkisel yağlar kullanılan motorların uzun süre çalışmadan beklemelerine müsade edilmemelidir.
Motor yağ değişim zamanı motorin kullanımındaki sürecin yarısı olmalıdır. Kış şartlarında eksi 8 -10 C lerde biyodizelin çalışma toleransı (akışkanlığı) düşük olması sebebiyle yakıt filtrelerinin tıkanmasına sebep olur.
Yakıt enerjisinin düşük olması sebebiyle motor performnsında %3-5 düşme olur. Yakıt sarfiyatında % 10 civarında artış olur. Almanya’da 1996 yılından itibaren piyasaya sürülen VW ve AUDI motorlu araçların hepsinde ve Mercedes kamyonlarında biyodizel kullanımı tamamiyle serbest bırakılmıştır. Taksi amaçlı kullanılan Mercedes otomobiller de kullanımda serbesttir. Diğer Mercedes ve BMW 5 serisi için ek 300 DMı Iık bir dönüşüme ihtiyaç vardır.
Fransa’da Sofiproteol, Rouen, Novaol gibi biyodizel üreticileri, Peugeot, Citroen, Renault gibi otomotiv üreticileri ve Elf, Total gibi petrol firmaları genelinde Avrupa Birliği politik desteği ile gerçekleşen biyodizel üretimi kolza yağından sağlanmaktadır.

Derleyen
Muzaffer KÖYLÜ
Makina Mühendisi
Kaynaklar: WEB den alınmıştır


Yazan : Muzaffer Köylü - Sayı : Aralık - 2005 - Yayın Tarihi : 23.12.2010
Yazarın Diğer Yazıları :